80’e 20 Kuralı

Bundan yaklaşık bir asır önce İtalyan matematikçi Vilfred Pareto bir şey fark etti. İtalya’daki arazilerin yüzde sekseninin, toplumun yüzde yirmilik bir kesmine ait olduğunu gördü. Bu oranın İngilitere, Fransa ve Avrupa’daki diğer ülkeler içinde aynı olduğunu tespit etti. Bu çalışma çok sonraları 80’e 20adı verilen bir kurala dönüştü ve kişisel gelişimden, şirket politikaların tespitine kadar bir çok farklı alanda kullanılmaya başlandı.

Pareto ilkesi olarak ta bilinen 80’e 20 kuralının doğruluğunu güçlendiren bir kaç örnek:

  • Türkiye’deki yayınların %80’i, üniversitelerin % 20’si tarafından yapılıyor.
  • Elbiselerimizin % 20’sini,  zamanımızın % 80’inde giyiyoruz.
  • Nobel ödüllerinin % 86’sı, ülkelerin %20’si tarafından kazanılıyor.

80’e 20 kuralınının özünde şu yatıyor:

Etkili bir hayat için yapılması gereken; zamanımızın %80’ini bilinçli bir seçimle, hayatımızdaki etkinliklerin %20’si için harcamak.

Açıcak olursak;

Eğer bir işin en önemli %20’lik kısmını çok iyi yaparsak, işin çoğunu halletmiş oluruz. İşin özünde, bilinçli bir seçim sonrası daha az çaba ile daha çok işi halledebilme, verimli olma yatmaktadır. Çünkü bu kurala göre bir işte sonuçlarin 80%’i girdilerin sadece 20%’sinin etkisiyle oluşur.

80’e 20 kuralı şirketlerin politikalarında da ciddi anlamda belirleyici. Genelikle işletme gelirlerinin %80’nini %20’lik bir müşteri portfoyü oluşturur. İşletmeler bu yük gelir dilimine sahip %20’lik müşteri portfoyu için daha titiz çalışırsa işletmelerinin sürekliliğini de daha az efor ile sağlamış olur.

80’e 20 kuralı kişisel gelişimin de olmazsa olmazlarından. İnsanlar hedeflerine yürürken, gerek plansızlıktan, gerekse de bu yolda yürürken yaptığı aktivitelerin karşılığını kısa vadede alamamaktan dolayı usanırlar, yorulurlar ve vazgeçerler. Ben 80’e 20 kuralının bu soruna gerçekten bir çözüm olduğunu kanatindeyim. Her ne kadar bu kural mükemmeliyetçilikten uzak olsa da yaptığımız işlerde etkili olmayı ve daha az efor ile gerçekleştirmeyi vaad ediyor.

Sonuç olarak 80’e 20 kuralı bize der ki:

Eğer bir hedefiniz var ve bu hedefe ulaşmak istiyorsanız, hedefiniz doğrultusunda yapacağınız işleri bir önem sırasına koyun. Önem derecesi yüksek %20’lik kısım için çok daha fazla ve titiz çalışın.

Saygılarımla…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir