Beyin Fonksiyonlarımızı Geliştirmek

Beyin hiç şüphesiz en önemli organımız. Vücudu yöneten, karar verebilen bir mekanizma. Saniyede trilyonlarca işlem yapalabiliyor. Şu ana kadar geliştirilen en iyi bilgisayarlar bile, beynin yerini alamıyor. Bununla birlikte, ortalama bir insan hafızası 2,5 milyon gigabyte’lık bir bilgisayar diski kadar da geniş bir kapasiteye sahip. Bu büyüklükte bir alana 300 yıl süren HD kalitesinde bir film kaydetmek mümkün (Bknz: Sinan Canan).

Herkesin bildiği üzere bu kadar büyük bir yapının çok küçük bir kısmını kullanabiliyoruz. Hatta kullanmadığımız içinde beyin fonksiyonlarımız zamanla köreliyor. Örneğin, günümüzde kimse aklında bir arkadaşının yada bir yakının telefon numarasını tutmuyor, telefonuna kaydediyor. Bu tür örnekleri artırmamız mümkün. Teknoloji geliştikçe düşünen değil sadece uygulayan, yönlendirilen bir kişilik haline dönüşüyoruz. Köreliyoruz…

Sağlıklı kalmak adına bir çok şey yapıyoruz. Diyet yapıyoruz, spor yapıyoruz. Vucudumuzu geliştirmek için saatlerce fitness merkezlerinden çıkmıyoruz. Ancak ne kadar acıdır ki çoğumuz beyin gelişimimiz için bir şey yapmıyor. Dahası, böyle bir olgunun da farkında değiliz.

Gelişmiş ülkeler beyin gelişimine çok önem veriyor. Bu olguyu bir yaşam felsefesi olarak ele alıyorlar ve eğitim sistemlerine kanalize ediyorlar. Özellikle çocukluk dönemleri bu açıdan çok kritik. Bununla birlikte hayatımızın her döneminde beyin fonksiyonlarımızı geliştirmemiz de mümkün tabiki.

Beyin gelişimi için olmazsa olmaz gıdaların başında Omega3 geliyor. Omega 3’ün beyin gelişimini hızlandırdığı ve öğrenmeyi kolaylaştırdığı bilimsel olarak kanıtlanmış durumda

Omega 3 içeren yiyeceklerin başında balık geliyor. Özellikle soğuk denizlerde yaşayan balıklar omega 3 açısından oldukça zengin. Bununla birlikte cevizde omega 3 açısında oldukça zengin. Günde en az 2-3 adet ceviz yemek beynin gelişimi açısından oldukça faydalı. (Bknz:Karatay Hoca)

Yazımın bu bölümüne kadar beyin gelişimini sağlık perspektifinde ele aldım. Şimdi ise öğrenme perspektifinde ele alacağım.

Beyinde öğrenmelerin gerçekleşebilmesi için beyin hücresi olarak tanımlanan nöronların kendileri arasında yeni yollar kurması ve bu yolları kalıcı hale getirmesi gerekiyor. Örneğin yazmayı yeni öğrenen bir çocuk, çok yavaş yazar. Bu faaliyeti ile beyin nöronları arasında yeni yollar oluşturur. Çocuk pratik yaptıkça bu yollar kalıcı hale gelir ve çocuğun yazı yazma hızı artar. (Bknz: BBC İnsan Beyni Belgeseli 5:45. dakika).

Öğrenmede, özellikle de bazı alanlarda canlandırma çok önemli yer tutuyor. Iowa üniversitesinin araştırmalarına göre bir süreci kafanızda canlandırmak o süreci 2 kat daha hızlı öğrenmenizi sağlıyor. Örneğin spor salonuna gidip çalıştığınızı hayal ettiğinizde beyin ilgili kaslara uyarı gönderiyor ve güçlenmesini sağlıyor. Bu sayede çalışmaya başladığınızda, hareketlerinizi daha kolay yapabiliyorsunuz.

Beyin gelişimi algı ve dikkat gelişimi ile de doğrudan orantılı. Özellikle çocukların dikkat ve algı gelişimleri ile ilgili, okul öncesi ve ilkokul düzeyinde çalışmaların daha efektif yapılması kanısındayım. Ülkemizde bu alanda ciddi anlamda eğitsel materyal sorunu var. Kullanılan mevcut materyaller ise çoğunlukla başka ülkelerden alınıp dilimize çevrilerek kullanılmakta. Ayrıca evebeynlerin büyük bir kısmı da bu konuda duyarlı değil. Çocuklarına bu tür materyaller alıp, bunları onlarla oynamaları gerekiyor.

Peki Birey Olarak Neler Yapmalıyız ?

  • Kitap okuyun. Kitap okumak en faydalı beyin geliştirme yöntemidir. Çünkü kitap okurken sol lob ile takip edilen kavramlar sağ tarafta hayal edilir.
  • Yabancı dil öğrenin.Yeni bir dil öğrenmenin beyin işlevlerinde yaş ilerlemesine bağlı olarak gelişen performans kaybını azalttığı görülmüştür.
  • Yazı yazın. Yazmak zihniniz için çeşitli yönlerden yararlıdır. Belleğinize önemli olan şeyleri söylemenin bir yoludur, böylece gelecekte bazı şeyleri daha kolay hatırlayabilirsiniz.
  • Daha etkili biçimde öğrenin. Bir şeyi öğrenmeye karar verdiğinizde hem başlamadan önce, hem öğrenme esnasında, hem de sonrasında notlar alın. Başlamadan önce kendinize “Şu an bu konu hakkında neler biliyorum?” diye sorun. Ve bunları bir kağıda not edin. Bu, zihninizi öğrenmeye hazırlayacaktır. Çalışmayı bitirdikten sonra bir sonraki seans için zihninizde birkaç soru olsun. Ve kendi kendinize “şimdi ne öğrendim?” diye sorun.
  • Kendinizi eğitin. Çeşitli araştırmalar az eğitimli kişilerin Alzheimer’a daha fazla yakalandığını göstermiştir. Herhangi bir alanda eğitim almak beyninizi daha güçlü hale getirir.
  • Beyin egzersizleri yapın. Beyninizi sürekli değişik yönlerde çalıştırın. Bulmaca çözün, satranç oynayın, bir şeyler ezberleyin. Beynin çalıştırılması sürekli yeni nöron bağlantıları geliştirilmesine yol açar.
  • Yeni şeyler öğrenin. Bu beyne egzersiz yaptırmanın bir başka yoludur. Yeni bir şey öğrendiğinizde beyniniz buna uyum sağlamak için yepyeni bağlantılar geliştirmek zorunda kalır.
  • Soru sorun. Bu beyninizi formda tutmanın çok iyi bir yoludur. Yalnızca kendi zihniniz içerisinde kalsa bile soru sorma alışkanlığını sürdürün. Zihninize gelen her şeyi sorun ve muhtemel cevaplar üzerinde düşünün.
  • Bir şeyleri iyi yapan insanları modelleyin. Yaratıcı, zeki ve üretken insanlarla birlikte vakit geçirin. Onlardan bir şeyler öğrenmeye çalışın.
  • Kendinizin farkında olun. Kendinizi daha iyi tanırsanız ego ve duyguların etkilerinden kaçınabilirsiniz. Özellikle bir şeyleri açıklarken ya da tartışırken kendinizi gözlemleyin.

Son olarak:
Beynin nasıl çalıştığını anlamak, onu daha iyi kullanmak demektir.

Saygılarımla…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir