Tarafını Seç: Teknolojizede mi? Teknolojizâde mi?

Homosapiens, Homodeus ve 21. Yüzyıl için 21 Ders kitaplarının yazarı Yuval Noah Harari Şubat 2018’de Davos zirvesindeki konuşmasının satır aralarında şunlara değindi:

Sanayi devrimine geriden başlayan ülkeler (Güney Kore ve Türkiye gibi ülkeleri kastederek) bu yarışa bir şekilde dahil olabildi ve ülkelerinde kendi sanayilerini kurabildiler. Ancak teknolojik devrimi kaçıran ülkeler için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Çıta o kadar açılacak ki teknolojizede ve teknolojizâde ülkeler oluşacak. Ve korkarım ki teknolojizâde dediğimiz ülkeler Google, Apple, Facebook gibi verilerimizi elinde tutan şirketlerin kurduğu dijital diktatörlükler olacak…

Veri, yeni çağın petrolü. Veriye sahip olan güce sahip olur. Bu su götürmez bir gerçek. Verilerin mülkiyetinin ve mahremiyetinin bu kadar önemli olmasının nedeni budur.

Sosyal medya paylaşımlarımız, internet geçmişimiz, konum bilgilerimiz gibi bir çok veriyi Google’a, Facebook’a yada Apple’a platformlarını kullanma karşılığında çoktan vermiş durumdayız. Bu boyuttaki veriler için yapılan insan mühendisliği çalışmaları buzdağının sadece görünen tarafı.

Bir nevi algoritmalar bütünü olan insan organizmasının tüm verilerine hakim olduğunuzu düşünün mesela. Bu sayede insanoğlunun kodlarına müdahale ederek hekleyebilir, yaşamın geleceğini yeniden tasarlama yetisi kazanabilirsiniz. Giyilebilir teknolojiler sayesinde bu senaryoyu gerçekleştirmek için veri toplamaya çoktan başladılar. Birçoğumuzun kolunda bulunan akıllı bileklikler bile vücudumuza ait bir çok veriyi topluyor. Her ne kadar bu veriler sadece akıllı telefonlarımıza aktarıldığı söylense de, bilekliği geliştiren teknoloji şirketinin veri merkezine anında kopyalanıyor. Daha sonra bu veriler kullanılarak laboratuvar ortamında hastalıklar ve bu hastalıklara ilaçlar üretiliyor.

Düşünsenize, ileride DNA bilgilerinizi erişime açmanız şartı ile sağlık sözleşmenizde yıllık şu kadar indirim yapılacak dendiğini. Bunların hepsini yaşayacağız.

Kaygım odur ki, verilerin kontrolü insan elitlerinin sadece dijital diktatörlük kurmaktan çok daha öte radikal bir şey yapmalarına olanak sağlayabilir. Bu bakımdan veri mahremiyeti insan hakları kapsamında uluslararası anlaşmalar ile güvence altına alınmalıdır.

Karamsar bir tablo çizdiğimin farkındayım. Ancak teknolojizede bir ülke olmamak için veri mahremiyeti üzerine kafa yormak, stratejiler geliştirmek zorundayız. Bunun için de yapılması gereken teknoloji tüketen değil, üreten bir ülke olmak…

Saygılarımla…